ChatGPT’den Klinik Kapısına: Yapay Zekâ Sağlık Turistinin Kararlarını Nasıl Değiştiriyor?

Gamze KÖSE

Sağlık Turizmi Bilim Uzmanı (gamze.g.kose@gmail.com)

Bugünün sağlık turisti valizini hazırlamadan önce bavulunu değil, yapay zekâyı açıyor. Birkaç yıl öncesine kadar yurt dışında tedavi olmayı düşünen bir kişi, bilgi almak için büyük ölçüde doktor tavsiyelerine, hasta deneyimlerine veya sağlık kuruluşlarının internet sitelerine başvuruyordu. Günümüzde ise bu süreç önemli ölçüde değişmiş durumda. Artık birçok kişi tedavi seçeneklerini araştırmak, farklı ülkelerdeki sağlık kuruluşlarını karşılaştırmak ve merak ettiği sorulara hızlı yanıt bulmak için yapay zekâ destekli sistemlerden yararlanıyor.

Sağlık turizmi de bu dijital dönüşümden payını alıyor. Tedavi amacıyla gerçekleştirilen uluslararası seyahatler, yalnızca sağlık hizmeti satın alma süreci olmaktan çıkarak teknolojinin yön verdiği daha karmaşık bir deneyime dönüşüyor. Özellikle yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, sağlık turistlerinin bilgiye ulaşma, alternatifleri değerlendirme ve karar verme süreçlerini yeniden şekillendiriyor.

Bu değişim yalnızca teknolojik bir yenilik olarak değerlendirilmemelidir. Aynı zamanda bireylerin sağlıkla ilgili bilgiye ulaşma biçimlerini, uzman görüşüne yaklaşımını ve karar alma alışkanlıklarını da dönüştürmektedir. Bir başka ifadeyle yapay zekâ, sağlık turizminin dijitalleşmesine katkı sağlarken, sağlıkla ilgili karar alma kültüründe de önemli bir değişimin öncüsü olmaktadır.


Yapay Zekâ Sağlık Turistinin Yolculuğunu Nasıl Değiştiriyor?

Günümüzde ChatGPT ve benzeri üretken yapay zekâ sistemleri, sağlık turistlerinin tedavi öncesi araştırma süreçlerinde aktif olarak kullanılmaktadır. Hastalar birkaç dakika içerisinde belirli bir tedavi hakkında temel bilgilere ulaşabilmekte, farklı ülkelerdeki uygulamaları karşılaştırabilmekte ve sağlık kuruluşlarına yöneltecekleri soruları önceden hazırlayabilmektedir.

Örneğin dental implant tedavisi düşünen bir hasta, Türkiye, Macaristan veya Polonya’daki maliyetleri karşılaştırabilir, tedavi sürecini öğrenebilir ve olası riskler hakkında genel bilgi edinebilir. Böylece sağlık kuruluşlarıyla iletişime geçtiğinde daha bilinçli ve hazırlıklı bir hasta profili ortaya çıkmaktadır.

Literatürde yapay zekânın hasta yolculuğunun farklı aşamalarında kullanılabileceği belirtilmektedir. Bilgi edinme, randevu planlama, hasta iletişimi, kişiselleştirilmiş öneriler ve tedavi sonrası takip süreçlerinde yapay zekâ destekli sistemlerin hasta deneyimini geliştirme potansiyeline sahip olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca bu teknolojilerin sağlık turistlerinin ihtiyaçlarına daha hızlı ve kişiselleştirilmiş çözümler sunabileceği vurgulanmaktadır (Ali vd., 2023; Aykın vd., 2023; Özçelik Heper, 2025).

Dijital Güven ve Karar Verme Süreci

Yapay zekânın sağlık turizmine sağladığı en önemli avantajlardan biri, sağlıkla ilgili bilgiye hızlı ve kolay erişim imkânı sunmasıdır. Daha önce yalnızca belirli uzmanlara veya danışmanlara ulaşabilen bilgiler, artık internet bağlantısı olan herkes için erişilebilir hale gelmiştir. Ancak bu durum bazı riskleri de beraberinde getirmektedir.

Yapay zekâ sistemleri her zaman güncel veya kişiye özel bilgi sunamayabilir. Özellikle sağlık alanında verilen kararlar bireyin tıbbi geçmişi, mevcut sağlık durumu ve uzman değerlendirmeleri doğrultusunda şekillendirilmelidir. Bu nedenle yapay zekâ tarafından sağlanan bilgiler profesyonel sağlık uzmanları tarafından ya da ek kaynaklar üzerinden teyit edilmelidir.

Sağlık alanında yapılan güncel araştırmalar, bireylerin semptom değerlendirme ve sağlık hizmetleri arasında seçim yapma süreçlerinde yapay zekâ destekli araçları giderek daha fazla kullandığını göstermektedir. Bununla birlikte uzmanlar, bu sistemlerin karar verici değil, karar destekleyici araçlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır (Ali vd., 2023; Erol, 2025).

Özellikle sağlık turizmi alanında gerçekleştirilen güncel çalışmalar, ChatGPT’nin ve benzeri araçların hem sağlık turizmi işletmeleri hem de sağlık turistleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu ortaya koymaktadır. Ancak güvenlik, veri gizliliği, etik sorunlar ve güncellik eksiklikleri nedeniyle yapay zekâya tek başına güvenmenin çeşitli riskler taşıdığı da belirtilmektedir.

Sağlık Turizminde Yapay Zekânın Pratik Uygulamaları

Yapay zekâ uygulamaları sağlık turizminin farklı aşamalarında somut biçimlerde hayat bulmaktadır. Tedavi öncesi aşamada dövizsel hesaplamalar, klinik akreditasyon sorgulama ve hekim profili tarama gibi işlemler artık büyük ölçüde yapay zekâ yardımıyla gerçekleştirilmektedir. İlk temas aşamasında çok dilli sohbet robotları (chatbot) hastaların anlık sorularını yanıtlamakta, randevu yönetimini kolaylaştırmakta ve gerekli evrakların hazırlanmasında yönlendirme sağlamaktadır. Tedavi sürecinde ise yapay zekâ destekli görüntü analizi, karar destek sistemleri ve elektronik sağlık kayıtlarına entegrasyon gibi uygulamalar klinik verimliliği artırmaktadır. Tedavi sonrası aşamada ise uzaktan hasta takip sistemleri, hasta memnuniyeti ölçüm araçları ve kişisel iyileşme programları aracılığıyla uluslararası hasta ilişkileri sürdürülmektedir (Köse ve Köse, 2025).

Stergiou ve Nella (2024), ChatGPT’nin turist karar verme sürecindeki rolünü Erişilebilirlik-Teşhis Edebilirlik Teorisi (Accessibility-Diagnosticity Theory) çerçevesinde incelemiş ve yapay zekânın üreteceği önerilerin hem erişilebilir hem de bağlama özgü tanılayıcı nitelikte olduğu düzenlenmiş bir danışmanlık modeli önermiştir. Bu bulgular, sağlık turizminde de hastaların bilgiye erişimden öte, kişisel ihtiyaçlarına uyarlanmış öneri sistemlerine yönelik beklentisini ortaya koymaktadır. Benzer biçimde Topsakal (2025), yapay zekâ destekli seyahat planlama araçlarının benimsenme sürecini inceleyen çalışmasında; aşinayet, kolaylık algısı ve güven unsurlarının teknolojinin benimsenmesinde kritik rol oynadığını belirlemiştir. Sağlık turizmi bağlamında bu bulgu özellikle anlam taşımaktadır. Sağlık konularında güven eşiği daha yüksek olan bireyler, yapay zekâ sistemlerini ancak şeffaf, anlaşılır ve tutarlı ise benimsemektedir.

Yapay Zekânın Sınırları: Sağlıkta Bilinçli Kullanım İçin Bir Çerçeve

Yapay zekâ teknolojileri sağlık alanında önemli fırsatlar sunmaktadır. Bununla birlikte, bu teknolojilerin etkili ve güvenli biçimde kullanılabilmesi için bazı sınırlılıkların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bunların başında bilginin güncelliği gelmektedir. Büyük dil modelleri, eğitim aldıkları veri setleriyle sınırlı olduklarından, belirli bir tarihten sonra ortaya çıkan gelişmeleri eksik ya da hatalı şekilde yansıtabilmektedir. Ayrıca yapay zekâ sistemlerinin zaman zaman “halüsinasyon” olarak adlandırılan, gerçeğe dayanmayan ancak oldukça ikna edici görünen bilgiler üretebildiği bilinmektedir. Özellikle sağlıkla ilgili kararların bu tür çıktılara dayanılarak verilmesi, bireyler açısından önemli riskler oluşturabilmektedir. Bunun yanında veri gizliliği ve etik kullanım konuları da dikkatle ele alınmalıdır. Sağlıkla ilgili sorular çoğu zaman kişiye özel hassas bilgiler içermekte, bu verilerin nasıl işlendiği ve korunduğu konusunda ise hâlen çeşitli tartışmalar sürmektedir. Son olarak, sağlık turizmi yalnızca tıbbi bir süreç değil, aynı zamanda kültürel bir etkileşim alanıdır. Bu nedenle bireylerin sağlık algıları, semptomlarını ifade etme biçimleri ve tedaviye yönelik beklentileri kültürel bağlama göre farklılık gösterebilmektedir

Nitekim Kopka vd. (2025), büyük ölçekli karma yöntemli çalışmalarında sohbet robotları ile semptom değerlendirme uygulamalarının insan karar verme sürecini desteklediğini, ancak nihai kararın yine insan tarafından verildiğini ortaya koymuştur. Doktor veya klinik tarafından onaylanmamış yapay zekâ tavsiyeleri, uygun olmayan tedavi arayışına ya da gereksiz kaygıya yol açabilir. Bu nedenle sağlık turizmi sektörü oyuncularının yapay zekâ sistemlerini bir bilgi zenginleştirici olarak konumlandırması ve nihai klinik yönlendirmeyi her zaman uzman değerlendirmesine dayandırması önemlidir.

Sağlık Turizminin Sosyolojik Dönüşümü

Sağlık turizminde yaşanan yapay zekâ dönüşümü yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değerlendirilmemelidir. Bu değişim aynı zamanda bireylerin bilgiye ulaşma ve karar verme alışkanlıklarını yeniden şekillendirmektedir.

Geçmişte insanlar tedavi olacakları doktoru ailelerinden, arkadaşlarından veya çevrelerinden öğrenirken günümüzde ilk danışılan kaynak çoğu zaman dijital platformlar ve yapay zekâ sistemleri olmaktadır. Bu durum sağlık hizmetlerinde otorite kavramının yeniden tanımlanmasına neden olmaktadır.

Artık hasta daha pasif bir bilgi alıcısı değil; araştıran, karşılaştıran ve sorgulayan aktif bir karar verici konumundadır. Sağlık turistlerinin beklentileri de bu doğrultuda değişmektedir. Şeffaflık, hızlı erişim, kişiselleştirilmiş bilgi ve dijital destek hizmetleri günümüz sağlık turistinin temel beklentileri arasında yer almaktadır.

Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?

Yakın gelecekte sağlık turizmi sektöründe yapay zekâ destekli sanal hasta danışmanlarının yaygınlaşması beklenmektedir. Hastaların ihtiyaçlarını analiz eden, uygun klinikleri öneren, tedavi süreçlerini açıklayan ve çok dilli iletişim sağlayan sistemler sağlık turizmi deneyiminin ayrılmaz bir parçası hâline gelebilir. Ayrıca yapay zekâ destekli hasta takip sistemleri sayesinde tedavi sonrasında da uluslararası hastalarla iletişim sürdürülebilecek ve memnuniyet düzeyleri daha etkin şekilde yönetilebilecektir.

Tüm bu gelişmeler, sağlık turizminde daha hızlı, daha kişiselleştirilmiş ve daha erişilebilir hizmet modellerinin ortaya çıkmasına katkı sağlayacaktır. Ancak teknolojinin sunduğu olanaklar ne kadar gelişirse gelişsin, sağlık hizmetlerinin merkezinde insan yer almaya devam edecektir. Çünkü sağlık hizmetleri yalnızca bilgi aktarımından ibaret değildir. Empati, güven, etik sorumluluk ve insan ilişkileri, tedavi sürecinin ayrılmaz parçalarıdır. Bu nedenle geleceğin sağlık turizmi, yapay zekânın sunduğu teknolojik imkânlar ile insan dokunuşunu bir araya getirebilen kurumlar tarafından şekillendirilecektir.


Sağlık Turizminde Yapay Zekâ Dönüşümüne Türkiye Ne Kadar Hazır?

Türkiye son yıllarda sağlık turizmi alanında önemli bir büyüme göstermiş ve uluslararası hasta sayısını artırmayı başarmıştır. Özellikle diş tedavileri, estetik cerrahi, saç ekimi, göz hastalıkları ve çeşitli cerrahi uygulamalar alanında Türkiye, dünya çapında tercih edilen destinasyonlardan biri haline gelmiştir. Ancak sağlık turizmindeki küresel rekabet artık yalnızca kaliteli sağlık hizmeti ve uygun maliyet avantajlarıyla sınırlı değildir. Dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamaları, ülkelerin rekabet gücünü belirleyen yeni faktörler arasında yer almaktadır.

Günümüz sağlık turistleri yalnızca başarılı bir tedavi değil; hızlı bilgiye erişim, çevrim içi danışmanlık, kişiselleştirilmiş iletişim ve dijital destek hizmetleri de beklemektedir. Bu noktada yapay zekâ destekli hasta iletişim sistemleri, çok dilli chatbotlar, akıllı randevu yönetimi ve kişiselleştirilmiş hasta deneyimi sunan uygulamalar önemli avantajlar sağlayabilmektedir.

Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı, deneyimli sağlık profesyonelleri ve gelişmiş özel sağlık kuruluşları dikkate alındığında, yapay zekâ destekli sağlık turizmi uygulamalarını benimseme konusunda önemli bir potansiyele sahip olduğu söylenebilir. Bununla birlikte veri güvenliği, etik kullanım, personel eğitimi ve teknolojik entegrasyon gibi alanlarda yapılacak yatırımlar, Türkiye’nin bu dönüşümden en yüksek faydayı elde etmesinde belirleyici olacaktır.

Önümüzdeki yıllarda sağlık turizminde başarı yalnızca tedavi kalitesiyle değil, hastaya sunulan dijital deneyimin kalitesiyle de ölçülecektir. Bu nedenle Türkiye’nin sağlık turizmi stratejilerinde yapay zekâ ve dijitalleşme politikalarına daha fazla yer vermesi, uluslararası rekabet avantajını sürdürebilmesi açısından önemli görünmektedir. Bu noktada asıl soru, “yapay zekânın sağlık turizmini değiştirip değiştirmeyeceği değil; sektörün bu dönüşüme ne kadar hızlı uyum sağlayabileceğidir” …


Sonuç

Yapay zekâ teknolojileri sağlık turizminin geleceğini şekillendiren önemli araçlardan biri haline gelmiştir. Bilgiye hızlı erişim, kişiselleştirilmiş yönlendirmeler ve iletişim kolaylığı gibi avantajlar sunarken, doğruluk, güvenilirlik ve etik kullanım konusunda dikkatli olunmasını da gerektirmektedir. Bu nedenle yapay zekâ, sağlık turizminde bir karar verici değil, karar destekleyici bir araç olarak değerlendirilmelidir. Geleceğin sağlık turizmi, insan uzmanlığı ile yapay zekâ teknolojilerinin dengeli iş birliği üzerine inşa edilecektir.

Kaynakça

Ali, O., Abdelbaki, W., Shrestha, A., Elbasi, E., Alryalat, M. A. A., & Dwivedi, Y. K. (2023). A systematic literature review of artificial intelligence in the healthcare sector: Benefits, challenges, methodologies, and functionalities. Journal of Innovation & Knowledge8(1), 100333.

Aykın, Ö., Uluhan, F., Gümüş, İ., Çabuk, Ş., Bozbayır, U., Duran, V., … & Övey, İ. S. (2023). Artificial intelligence and telemedicine applications in health tourism marketing. Eurasian Journal of Health Technology Assessment7(2), 134-149.

Erol, S. (2025). Usability of Artificial Intelligence Technologies in Health Tourism Services. Economic Research9(1), 14-32.

Kopka, M., Wang, S. M., Kunz, S., Schmid, C., & Feufel, M. A. (2025). Technology-supported self-triage decision making. npj Health Systems2(1), 3.

Köse, G., & Köse, U. (2025). Sağlık Turizminde İleri Teknolojiler. Detay Yayıncılık.

Özçelik Heper, F. (2025). Yapay Zeka Teknolojilerinden ChatGPT’nin Sağlık Turizminde Potansiyel Kullanımı: Fırsatlar ve Riskler. Journal of Silk Road Tourism Research5(2), 108-122.

Stergiou, D. P., & Nella, A. (2024). ChatGPT and tourist decision‐making: an accessibility–diagnosticity theory perspective. International Journal of Tourism Research26(5), e2757.

Topsakal, Y. (2025). How familiarity, ease of use, usefulness, and trust influence the acceptance of generative artificial intelligence (AI)-assisted travel planning. International Journal of Human–Computer Interaction41(15), 9478-9491.

Sağlık Turizminde Yapay Zekânın Psikososyal Açıdan Değerlendirilmesi: Gelişmeler, Fırsatlar ve Riskler

Sağlık turizmi, bireylerin tedavi amaçlı farklı ülkelere seyahat ettiği; sağlık hizmetleri ile turizm dinamiklerinin kesiştiği stratejik bir alandır. Bu alanın büyümesiyle birlikte hasta beklentileri, hizmet kalitesi standartları ve hasta deneyimi yönetimi daha kritik hale gelmiştir. Günümüzde bu dönüşümün en güçlü itici unsurlarından biri ise yapay zekâ teknolojileridir.

Yapay zekâ; sağlık turizmi süreçlerinde hız, verimlilik ve kişiselleştirme sağlarken, aynı zamanda psikososyal açıdan yeni fırsatlar ve riskler doğurmaktadır. Bu yazıda yapay zekânın sağlık turizmindeki rolü, psikososyal etkiler çerçevesinde gelişmeler, fırsatlar ve riskler kapsamında değerlendirilmektedir.


1) Sağlık Turizminde Yapay Zekâ: Güncel Gelişmeler

Yapay zekâ uygulamaları sağlık turizminde özellikle hasta iletişimi, süreç yönetimi ve karar destek mekanizmalarında yaygınlaşmaktadır. Dijital kanallar üzerinden gelen taleplerin sınıflandırılması, hasta profillerinin analiz edilmesi, randevu planlaması ve çok dilli iletişim desteği gibi süreçlerde yapay zekâ çözümleri aktif şekilde kullanılabilmektedir.

Özellikle sağlık turizmi gibi rekabetin yüksek olduğu bir alanda yapay zekâ; daha hızlı geri dönüş, daha düzenli operasyon yönetimi ve daha tutarlı hizmet standardı sağlayarak kurumların performansını artırabilmektedir.


2) Psikososyal Perspektif Neden Önemlidir?

Sağlık turizmi yalnızca tıbbi bir süreç değildir. Hasta, yabancı bir ülkede bulunmanın getirdiği belirsizlikle; güven ihtiyacı, kontrol duygusu, kaygı yönetimi ve iletişim beklentisi gibi psikososyal faktörleri aynı anda yaşamaktadır.

Bu nedenle hasta deneyimini etkileyen unsurlar yalnızca klinik başarı ile sınırlı değildir. Hastanın kendini güvende hissetmesi, anlaşılması, doğru yönlendirilmesi ve süreç boyunca desteklenmesi sağlık turizminin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olabilmektedir.


3) Yapay Zekânın Psikososyal Açıdan Sunduğu Fırsatlar

3.1 Daha Güçlü İletişim ve Daha Az Belirsizlik

Yapay zekâ destekli sohbet botları ve otomatik bilgilendirme sistemleri, hastaların süreç hakkında hızlı bilgi almasına yardımcı olabilmektedir. Bu durum özellikle yabancı hastalarda görülen “bilinmezlik kaynaklı kaygıyı” azaltabilmektedir.

3.2 Kişiselleştirilmiş Hasta Deneyimi

Yapay zekâ; hastanın geçmiş tercihleri, ihtiyaçları ve iletişim tarzına göre daha kişiselleştirilmiş bir yolculuk tasarlamaya destek verebilmektedir. Bu yaklaşım, hastanın kendini “özel ve değerli” hissetmesini sağlayarak memnuniyeti artırabilmektedir.

3.3 Memnuniyetin Ölçülmesi ve Erken Uyarı Mekanizmaları

Yorumlar, anketler ve geri bildirimler yapay zekâ ile analiz edilerek memnuniyet düzeyleri tahmin edilebilmektedir. Böylece kurumlar, olası memnuniyetsizlikleri erken fark edip müdahale edebilme avantajı elde edebilmektedir.

3.4 Toplumsal Ölçekte Hizmet Standardının Yükselmesi

Sağlık turizmi süreçlerinin dijitalleşmesi, hizmetin daha ölçülebilir hale gelmesine katkı sunabilmektedir. Bu durum zamanla yerel hizmet kalitesini de yükseltebilecek bir dönüşüm yaratabilmektedir.


4) Yapay Zekânın Psikososyal Açıdan Taşıdığı Riskler

4.1 Güven Duygusunun Zedelenmesi

Sağlık hizmetlerinde güven, en temel ihtiyaçlardan biridir. Yapay zekâ ile yapılan iletişim, bazı hastalarda “insani temas eksikliği” hissi oluşturabilmektedir. Özellikle kritik karar anlarında hastanın gerçek bir uzmanla konuşma ihtiyacı artmaktadır.

4.2 Yanlış Yönlendirme ve Algı Yönetimi Riski

Yapay zekâ sistemleri yanlış bilgi üretebilir veya eksik yönlendirme yapabilir. Sağlık turizmi gibi yüksek riskli bir alanda bu durum; hasta kaygısını artırabilir, memnuniyetsizlik yaratabilir ve kurumsal itibarı zedeleyebilir.

4.3 Mahremiyet ve Veri Güvenliği Endişesi

Hasta verileri; sağlık turizmi süreçlerinde en hassas alanlardan biridir. Yapay zekâ sistemleriyle veri işlenmesi, hastalarda mahremiyet kaygısı oluşturabilmektedir. Bu kaygı psikolojik güveni doğrudan etkileyen bir faktördür.

4.4 Eşitsizlik ve Dijital Uyum Sorunları

Her hasta dijital sistemlere aynı ölçüde uyum sağlayamamaktadır. Yaş, eğitim düzeyi, kültürel farklılıklar ve teknoloji okuryazarlığı; yapay zekâ temelli sistemlere adaptasyonu etkileyebilir. Bu durum hizmet deneyiminde eşitsizlik algısı oluşturabilmektedir.


5) Etik Denge: İnsan Merkezli Yapay Zekâ Yaklaşımı

Sağlık turizminde yapay zekâ kullanımı, insan faktörünü dışarıda bırakan bir model olarak değil; uzmanları destekleyen, hastayı güçlendiren bir araç olarak tasarlanmalıdır.

Bu nedenle;

  • yapay zekâ sistemlerinin şeffaf şekilde tanıtılması,
  • hasta onamının açık biçimde alınması,
  • veri güvenliği standartlarının güçlendirilmesi,
  • kritik süreçlerde insan kontrolünün korunması,
  • psikososyal hassasiyetlere uygun iletişim dilinin benimsenmesi

sağlık turizmi ekosisteminde güvenin sürdürülebilirliği açısından önem taşımaktadır.


Sonuç

Yapay zekâ, sağlık turizmini daha hızlı, daha verimli ve daha ölçülebilir hale getiren güçlü bir dönüşüm aracıdır. Ancak sağlık turizmi yalnızca teknik bir süreç değil; aynı zamanda güven, kaygı yönetimi, iletişim ve kültürel uyum gibi psikososyal dinamikleri barındıran bir deneyim alanıdır.

Bu nedenle yapay zekânın sağlık turizminde başarılı olabilmesi için teknoloji odaklı yaklaşımın yanında psikososyal boyutun da dikkate alınması gerekmektedir. Gelişmeler ve fırsatlar kadar risklerin de doğru yönetilmesi, toplum açısından sürdürülebilir ve güven temelli bir sağlık turizmi modelinin oluşmasına katkı sağlayacaktır.

DENTAL TURİSTLERİN MEMNUNİYET DURUMLARININ VERİ MADENCİLİĞİ İLE TAHMİN EDİLMESİ

Köse G. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Turizmi Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2024.

Amaç: Bu araştırma dental turistlerin hizmetten memnun kalma durumlarının veri madenciliği ile tahmin edilebilmesi amacı doğrultusunda yapılmıştır.

Gereç ve Yöntem: Araştırma, nicel analizler ve veri madenciliği süreçlerine bağlı olarak, 2023 yılı içerisinde, Aydın ili Kuşadası ilçesinde bulunan ve dental turizm hizmeti sağlayan özel bir dental kliniğe başvuran 314 dental turist ile gerçekleştirilmiştir. Veriler öncelikli olarak anket çalışması ile toplanmış, bu veriler Pearson Katsayısı, Kolmogorov Smirnov Testi, Mann-Whitney U Testi ve Kruskal-Wallis Testi gibi istatistiksel tekniklerle değerlendirilmiş, Faktör analizi ile çeşitli faktörler tespit edilmiştir. Veri madenciliği süreci için ise karar ağaçları algoritması kullanılmıştır.

Bulgular: Araştırmaya katılan dental turistlerin yaş ve memnuniyet durumu arasında anlamlı bir ilişki olmadığı (p=0,066>0,05), memnuniyet durumlarının cinsiyet özelinde ise anlamlı farklılık içerdiği anlaşılmıştır (p=0,000<0,05). Yine dental turistlerin memnuniyet durumlarının vatandaşlığa göre (p=0,000<0,05), eğitim düzeyine göre (p=0,003<0,05) ve gelir durumlarına göre (p=0,000<0,05) anlamlı farklılıklar içerdiği, bu farklılıkların ilgili demografik sınıflar özelinde çeşitlendiği görülmüştür. Anket dönütlerinden yola çıkılarak memnuniyet durumlarını işaret eden 4 faktör belirlenmiştir. Demografik veriler ve 4 faktöre yönelik dönütlerle oluşturulan veri kümesi üzerinde uygulanan veri madenciliği karar ağaçları algoritması ile eğitim aşamasında %96 doğruluk, test aşamasında ise %80 doğruluk oranı elde edilmiştir.

Sonuç: Bu çalışmada dental turistlerin hizmet memnuniyetinde farklı demografik verilerin ve faktörlerin etkili olduğu, bu parametrelerden yola çıkılarak oluşturulan bir veri madenciliği sistemi ile potansiyel dental turistlerin memnuniyet durumlarının etkin şekilde tahmin edilebildiği sonuçlarına ulaşılmıştır.

Tam metin için: https://www.researchgate.net/publication/387754758_DENTAL_TURISTLERIN_MEMNUNIYET_DURUMLARININ_VERI_MADENCILIGI_ILE_TAHMIN_EDILMESI

SAĞLIK TURİZMİ FELSEFESİ

Gamze KÖSE

Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Turizmi Yüksek Lisans (Tezli) Programı, Aydın
gamze.g.kose@gmail.com

Özet

Sağlık turizmi içerisinde sağlık ve turizm gibi iki farklı uygulama kapsamını bir araya getirmesi nedeniyle önem derecesi her geçen zaman artan, küresel çapta oldukça ilgi duyulan bir alan haline gelmiştir. İçerisinde hem sağlık hizmetlerini hem de turizm aktivitelerini içermesi nedeniyle insan faktörünün değerlendirilmesi dışında çok çeşitli ekonomik ve kültürel bileşenlerin de değerlendirilmesini gerekli hale getiren sağlık turizmi, felsefi tartışma potansiyeli de olan bir alandır. Özellikle sağlık ve turizm süreçlerinin sunumu bireylerin sağlıklarına kavuşması karşısında hizmet sunan tarafların ekonomik kaygılarını da karşı karşıya getirebilmekte, ayrıca etik kaygılar ve sağlık turizminin etkinlik kapsamı da tartışmaya açık hususlar haline gelmektedir. Açıklamalardan hareketle bu bölüm sağlık turizmiyle ilgili söz konusu hususları ön plana alarak sağlık turizminin felsefi bağlamda tartışılmasını amaçlamıştır. Sunulan bilgiler ile birlikte ortaya konulan açıklamalar sağlık turizminin felsefi boyutunun değerlendirilmesi açısından literatüre özgün katkılar sunmaktadır.

Daha fazla bilgi için: https://www.researchgate.net/publication/387754477_SAGLIK_TURIZMI_FELSEFESI

Sağlık Profesyonellerinin Sağlık Turizmi Farkındalığı: Genel Perspektif ve Dijital Dönüşüme İlişkin Görüşler / Health Tourism Awareness of Health Professionals : Views on General Perspective and Digital Transformation

As in every sector, employees contribute to health tourism. Since the subject is health, the approach of health professionals should be positive and their knowledge should be sufficient. It is important when the general awareness is thought and it was connected with the latest trends including even digital transformation. So, the connection among health professionals and the most recent factors regarding awareness should be examined by evaluating accordingly feedback from the area. This research addresses the main theme of health tourism awareness of health professionals and aims to illuminate the perspectives of employees on digital transformation in this dynamic field. The findings illustrate the enrichment of important intersections between health professionals and the expanding field of health tourism.

Daha fazlası için tam metni okuyabilirsiniz:

Tam Metin link 1

Tam Metin link 2

Sağlık Turizmi İçin Giyilebilirler: Perspektifler ve Model Önerisi / Wearables for Health Tourism: Perspectives and Model Suggestion

Abstract

INTRODUCTION: Internet of Things (IoT) has been taking wide place in our daily lives. Among different solution ways in terms of IoT, wearables take a remarkable role because of their compact structures and the mobility. By using wearables, it is very easy to sense a person’s movements and gather characteristic data, which may be processed for desired outcomes if intelligent inferencing. As associated with this, wearables can be effectively used for health tourism operations. As wearables already proved their capabilities for healthcare-oriented applications, the perspective may be directed to health tourism purposes. In this way, positive contributions may be done in the context of not only patients’ well-being but also other actors such as health staff and tourism agencies.

OBJECTIVES: Objective of this paper is to evaluate the potential of wearables in health tourism applications, provide a model suggestion, and evaluate it in the view of different actors enrolling in health tourism ecosystems. Within this objective, research targets were directed to the usage ways of wearables in health tourism, ensuring model structures as meeting with the digital transformation advantages, and gather some findings thanks to feedback by patients, health staff, and agencies.

METHODS: The research firstly included some views on what is health tourism, how the IoT, mobile solutions as well as wearables may be included in the ecosystem. Following to that, the research ensured a model suggestion considering wearables and their connections to health tourism actors. Finally, the potentials of wearables and the model suggestion was evaluated by gathering feedback from potential / active health tourists, health staff, and agency staff.

RESULTS: The research revealed that the recent advancements in wearables and the role of digital transformation affects health tourism. In this context, there is a great potential to track and manage states of all actors in a health tourism eco system. Thanks to data processing and digital systems, it is effective to rise fast and practical software applications for health tourism. In detail, this may be structured in a model where typical IoT and wearable interactions can be connected to sensors, databases, and the related users. According to the surveys done with potential / active health tourists, health staff, and agency staff, such a model has great effect to advance the health tourism.

CONCLUSION: The research study shows positive perspectives for both present and future potentials of wearable and health tourism relation. It is remarkable that rapid advancements in IoT can trigger health tourism and the future of health tourism may be established over advanced applications including data and user-oriented relations.

Daha fazlası için tam metni okuyabilirsiniz:

Tam Metin link 1

Tam Metin link 2

SAĞLIK TURİZMİNDE VERİ MADENCİLİĞİ / Health Tourism with Data Mining: Present State and Future Potentials

Yüksek Lisans tez çalışmam kapsamında gerçekleştirdiğim araştırmalara ilişkin olarak, Sağlık Turizmi uygulamalarında Veri Madenciliği uygulama potansiyellerine değinen makalemiz yayınlandı:

Abstract: Health Tourism is a trendy interest area as it allows individuals to travel another country for receiving health services while experiencing touristic opportunities. There are many benefits of health tourism in terms of costs, services, and experiences. By combining both health and tourism area, it welcomes many research directions in not only healthcare and tourism but also marketing and business management. Among these the area of Health Tourism is intensively connected with digital solutions since it is important to reach out individuals in different countries and enabling them to decide and come to the host country for receiving services. So, the data is very important for establishing innovative Health Tourism applications. However, one question arising is about how to analyze, process and use the data effectively within the purposes of such applications. This paper tries to answer this question from the perspective of Data Mining. As the Data Mining allows creating descriptive and predictive new knowledge from the known data, its use in digital Health Tourism applications has a remarkable value. In this context, this paper firstly ensures the connection between Health Tourism and Data Mining, and then discusses about present state as well as the future. It is believed that the outcomes from this paper will be a triggering factor for further research in Data Mining, which is currently a niche application way in Health Tourism.

Daha fazlası için tam metni okuyabilirsiniz:

Tam Metin link 1

Tam Metin link 2

SAĞLIK TURİZMİ KAPSAMINDA MEDİKAL TURİZM İŞLETMELERİNİN SATIŞ PAZARLAMA FAALİYETLERİ

Özet: Bu çalışmada Kuşadası ilçesinde sağlık turizmi yetki belgesine sahip, dental turizm hizmetleri sunan altı diş kliniği ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde kliniklerin genel bilgileri, tedavi türleri, hasta potansiyelleri, pazarlama çözümleri, reklam ve sosyal medya stratejileri konusunda bilgiler alınmıştır. Ayrıca kliniklerin sağlık turizminin geliştirilebilmesi için neler yapılması gerektiğiyle ilgili önerileri de toplanmıştır. Yapılan görüşmeler bağlamında uygulanan içerik analizi neticesinde çok çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır. Buna göre, kliniklerin kaliteli hizmet sunma motivasyonlarının yüksek olduğu, dental turizminde tıbbi ve estetik uygulamaların yanısıra dijital laboratuvar kullanımının da yaygınlaştığı anlaşılmış, hasta potansiyellerinin çoğunlukla İngiltere’yi kapsadığı, yine Orta Avrupa‘ya da açılma hedeflerinin söz konusu olduğu dikkat çekmiştir. Satış pazarlama ekseninde dikkate alındığında ise kliniklerin güncel bilgi ve iletişim teknolojilerine olan adaptasyonlarının yüksek seviyede olduğu tespit edilmiş, genel olarak faaliyetlerin sosyal medya başta olmak üzere çeşitli dijital araçlar yardımıyla desteklendiği sonucuna ulaşılmıştır. Görüşmeler neticesinde ortaya çıkan önemli sonuçlardan biri de, kliniklerin satış pazarlama süreçlerinde dijital araçlar üzerinden gerçekleştirdikleri tanıtım uygulamalarında esnekliğe daha fazla ihtiyaç duydukları, geleceğin bu yönde politikalar ve desteklerle şekillendirilmesi gerektiği yönündeki ortak görüşlerdir.

Daha fazlası için tam metni okuyabilirsiniz:

Tam Metin link 1

SAĞLIK TURİZMİ PERSPEKTİFİNDE BABYMOON: GÜNCEL DURUM VE GELECEĞE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

Özet: Sağlık turizmi, bireylerin sağlık sorunlarının tedavi edilmesi ya da mevcut sağlık durumlarının geliştirilmesi ve korunması adına farklı ülkelere gerçekleştirilen turizm odaklı seyahatleri tanımlamaktadır. Özellikle küreselleşme ve uluslararası boyutta sağlık hizmetleri sunulması yönünde oluşan sosyal, teknolojik olanaklar, sağlık turizmi faaliyetlerinin ve bu yönde bir araştırma alanının oluşmasını tetiklemiştir. Sağlık turisti olarak da adlandırılan bireyler sağlık hizmetlerini farklı ülkelerden alırken turizm etkileşimini içeren bir süreci de tecrübe edebilmektedir. Sağlık yönüyle düşünüldüğünde ise alınacak olan hizmetler ve sağlık turistlerine atfedilen nitelikler dolayısıyla çok çeşitli sağlık turizmi konu alanları da tanımlanabilmektedir. Babymoon söz konusu alanlardan biri olarak oldukça dikkat çekmektedir. Çiftlerin yeni bebekleri dünyaya gelmeden önce gerçekleştirdikleri ve doğum öncesi balayı olarak da ifade edilen babymoon, son zamanların popüler seyahat türleri arasında yer almaktadır. ABD. merkezli ortaya çıktığı kabul edilen babymoon, sadece bir tatil amaçlı aktivite olmamakta, aynı zamanda çiftlerin ve özellikle annenin doğum öncesi stresini atmalarını, sağlık seviyelerini iyileştirmelerini sağlayan bir sürece tekabül etmektedir. Bu durumu itib ariyle babymoon sağlık turizmi araştırmalarının merkezinde yer alan bir araştırma konusuna dönüşmüş durumdadır. Babymoon aktiviteleri tipik bir balayı ya da standart tatil aktivitelerinin ötesine geçerek, hamilelik süreci ve doğuma ilişkin fiziksel ve ruhsal birçok sağlık odaklı hizmetleri içermektedir. Bir wellness turizmi olarak da kabul edebileceğimiz babymoon, sağlık, turizm ve hatta pazarlama üçgeni bağlamında ele alınabilmektedir. Dolayısıyla babymoon içerisinde hangi tür aktivitelerin organize edildiği, bununla birlikte turizm odaklı etkileşimin ne şekilde yapılandırıldığı ve en nihayetinde bu sürecin hedef kitlelere pazarlanabilmesi aşamasında hangi tür mekanizmaların işletilebildiği önem arz etmektedir. Açıklamalardan hareketle bu çalışma, yükselen trenddeki babymoon konusunu sağlık turizmi kapsamında ele almakta ve bu çerçevede gerçekleştirilen güncel çalışmaları inceleyerek, geleceğe yönelik çıkarımlar ortaya koymaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada öncelikli olarak babymoon ve sağlık turizmi bağlantısına dair kavramsal bir bilgilendirme ortaya konulmuş, ardından literatürdeki güncel çalışmaların araştırma süreçleri ve elde ettikleri bulgulara dair detaylar irdelenmiştir. Halihazırda literaratürün mevcut durumu ve küresel ölçekteki gelişmeler sa ğlık turizminin ilerleyişini de yakından etkilemektedir. Dolayısıyla söz konusu ilerleyişe ilişkin çeşitli gelecek değerlendirmeleri de yapılarak kapsamlı bir öngörü birikiminin sunulması sağlanmıştır. Çalışmanın babymoon konusu içerisindeki sağlık turizmi araştırmalarına referans niteliği taşıyacağı, yeni çalışmalara önderlik edeceği düşünülmektedir.

Daha fazlası için tam metni okuyabilirsiniz:

Tam Metin link 1

SAĞLIK TURİZMİNDE DENEYİMSEL PAZARLAMA İÇİN GERÇEKLİK UYGULAMALARININ POTANSİYELİ

Sağlık turizmi kapsamında Deneyimsel Pazarlama ve Gerçeklik Uygulamaları kapsamını inceleyen bildiri çalışmamız:

Özet: Sağlık turizmi, sağlık hizmetlerini sunma noktasında ülkelerarası sınırların ortadan kaldırıldığı bir faaliyet alanı olarak dikkat çekmektedir. Sağlık turizmine ilişkin araştırmalar ve hem akademik hem de iş dünyası yönündeki uygulamalar bu faaliyet alanının önemini giderek artıracağını, sağlık turizminin hızlı bir ilerleyiş içerisinde olacağını göstermektedir. Sağlık turizminin söz konusu ilerleyişi hiç kuşkusuz ki gelişen teknolojinin de etkisi altındadır. Başka bir ülkede alacakları sağlık hizmetleri konusunda bilgi sahibi olmak isteyen sağlık turistleri, etkileşimi yüksek bilgilendirme platformlarına, yüksek teknoloji kullanan gösterimlere ve etkin iletişim mekanizmalarına ihtiyaç duymaktadır. Madalyonun diğer yüzündeki hizmet sağlayıcı sağlık turizmi şirketleri de başka ülkelerdeki hedef kitleler için gerekli bilgilendirmeyi oluşturmak ve pazarlama faaliyetlerini yürütmek için etkili araçlar
kullanmak istemektedir. Benzer şekilde sağlık turizmi faaliyetlerinin kalbindeki sağlık çalışanları da müdahalelerini en çok ihtiyaç içerisindeki sağlık turistlerine yönlendirmeyi tercih etmektedir. Bu durum, sağlık turistleri, şirketler ve sağlık çalışanlarının küresel çapta en iyi şekilde eşleştirilmesi yolunda bilişim teknolojilerinine ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Özellikle internet ve ilgili iletişimetkileşim platformları sayesinde dijital dünyada etkileşen bireylerin ürettiği veriler, bilişim teknolojileri ile otomatik analiz süreçlerine aktarılabilmektedir. Ayrıca bilgisayar tabanlı teknolojilerdeki görselleştirme ve iletişim çözümleri de bireyler arası etkileşimi yükseltebilmektedir. Bireyler arası etkileşimin artırılması sadece bilgilendirme yönünde değil, aynı zamanda pazarlama yönünde de olanakları artırabilmektedir. Bu çalışma, verilerin otomatik analiz süreçlerine de katkı sağlayan, ancak daha çok bireylerin etkileşim seviyesini artırma yönüyle bilinen gerçeklik uygulamalarını sağlık turizminde deneyimsel pazarlama çerçevesinde incelemektedir. Bilindiği üzere sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik gibi farklı biçimlerle ortaya çıkan gerçeklik uygulamaları, bireylerin uzaktaki lokasyonlara ve başka bireylere etkileşimli bir biçimde ulaşabilmesini mümkün kılmaktadır. Durum bu açıdan değerlendirildiğinde, sağlık turistlerinin gerçeklik platformlarını kullanmak suretiyle seyahat edebilecekleri ülkeler hakkında bilgi sahibi olmaları oldukça etkili bir çözüm olacaktır. Hatta aynı sağlık turistlerinin sanal ortamlarda gezinerek alacakları hizmetler ve tecrübe edecekleri turizm süreçleri konusunda ön izleme yapabilmeleri, etkili sağlık turizmi çözümlerinin ve geleceğin şekillenmesi açısından kritik bir rol üstlenecektir. Sağlık turistlerinin sanal dünyada gerçekleştireceği etkileşimler neticede iş süreçleri açısından deneyimsel pazarlama stratejisine de bağlanmaktadır. Söz konusu çalışma gerçeklik uygulamaları, sağlık turizmi ve deneyimsel pazarlama bileşenlerini dikkate alarak öncelikli olarak kavramsal bir bilgilendirme ortaya koymuş, ardından mevcut çalışmaların değerlendirmesini yaparak sağlık turizminde geleceğin gerçeklik ve deneyimsel pazarlama ile nasıl şekillenebileceği konusunda görüşler türetmiştir.

Daha fazlası için tam metni okuyabilirsiniz:

Tam Metin link 1